21 Mart Dünya Down Sendromlular gününe notumuz; Unutmayalım ki Sevgi Her şeyi İyileştirir olsun;
Merhaba sevgili okurlarım bugün çok özel bir gün için buluşuyoruz 21 Mart Dünya Down Sendromlular günü. Kısaca bugün sizlere Sevgi dolu ve saf temiz yüreklerden bahsedeceğim. Dünya Down Sendromlular günü her yıl 21 Mart tarihinde kutlanır. Down Sendromlular Günü, 2006 yılında Birleşmiş Milletler tarafından resmen kabul edilmiştir. Bu özel gün, 21 Mart’ın seçilmesinin sebebi, Down Sendromunun genetik yapısının 21. Kromozom’la ilgili olmasından kaynaklanmaktadır. Down Sendromu, 21. kromozomun 3. bir kopyasına sahip olunmasından dolayı ortaya çıkar, bu yüzden 21 Mart tarihi, 21. kromozoma atıfta bulunarak sembolik bir anlam taşır. Bu gün, Down Sendromuna sahip bireylerin farkındalığını artırmak, toplumu bu konuda bilinçlendirmek ve Down Sendromlu bireylerin haklarını savunmak amacıyla belirlenmiştir. Peki, Down Sendromu nedir biraz da bunlardan bahsedelim. Down Sendromu, genetik bir durumdur ve bireylerin 21. kromozomunun tamamlanmamış veya fazladan bir kopya içermesi nedeniyle ortaya çıkar. Normalde insanlar 46 kromozoma sahiptir, ancak Down Sendromlu bireylerin 47 kromozomu vardır. Bu durum, zihinsel gelişimde gecikmeye ve bazı fiziksel özelliklerde farklılıklara yol açar. Down Sendromu, her yaştan bireyi etkileyebilir ve etkileri kişiden kişiye değişebilir. Ancak genel olarak, motor becerilerde ve dil gelişiminde zorluklar yaşanabilir.
Down Sendromlu bireylerin yaşamlarını nasıl kolaylaştırabiliriz, gelin birazda bunlara bakalım isterseniz;
Down Sendromlu bireylerin yaşam kalitesini, doğru şekilde bir destekle ve eğitimle oldukça arttırabiliriz. İlk adım olarak erken tanı ve müdahale en önemli nokta olacaktır. Down Sendromlu bireyler için erken yaşta başlamış doğru bir eğitim süreci, dil ve motor becerilerinin gelişmesini oldukça hızlandırabilmektedir. Psikolojik destek ve Terapilerle birlikte, özel eğitim programları, bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olacaktır. Burada en büyük sorumluluk ailelere düşmektedir çünkü bu bireyler için aile desteği büyük önem arz etmektedir. Örneğin diğer Down Sendromlu bireylerin aileleriyle bir araya gelmek, psikolojik destek almak veya topluluk gruplarına katılmak şeklinde olabilir. Ailelerin birbirlerine verecekleri destek, karşılarına çıkabilecek zorluklarla baş etme konusunda etkin rol oynayacaktır. Down Sendromlu bireyler için düzenli şekilde yapılan sağlık kontrolleri büyük bir önem arz etmektedir çünkü bu bireylerde bir kaç sağlık sorunu daha yaygın ortaya çıkabilmektedir. Örneğin kalp rahatsızlıkları, işitme kaybı veya göz problemleri gibi. Aksatılmadan yapılan sağlık kontrolleri bu tür sorunların erken teşhisini ve hızlı bir şekilde müdahale edilmesini sağlar. Bunların dışında ailelere düşen diğer bir görev ise Down Sendromlu bireylerin bağımsızlıklarını kazanmaları için teşvik ve destekleri bu bireyleri daha özgüvenli ve güçlü hale getirebilir. Bunun için en başta ev içinde ki basit ve rutin günlük görevleri yerine getirmelerine teşvik edebilirler. Ayrıca, toplumsal faaliyetlere katılmaları ve farklı alanlarda sosyal becerilerini geliştirmeleri konusunda da destek olabilirler. Down Sendromlu bireylerin olumsuz yönlerinden ve sınırlarından çok, olumlu özelliklerine odaklanıp bunları kutlamak, onlara destek olmak ve potansiyellerini ortaya koymalarına olanak sağlamak çok önemlidir. Toplumun bu bireylere karşı daha anlayışlı ve hoşgörülü bir tutum sergilemesi gerekmektedir. Topluma Dow Sendromu ile ilgili bilinçlendirme yapmak ve nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiği konusunda seminerler vermek büyük önem taşımaktadır. Down Sendromlu bireylerin okulda ve toplumda diğer bireylerle birlikte daha fazla yer alması teşvik edilmelidir. İnklüzif eğitim sistemleri, her bireyin yeteneklerine göre eğitim alabilmesini sağlar. Toplum olarak Down Sendromlu bireylere karşı daha anlayışlı olmak, Down Sendromlu bireylere günlük yaşamda daha çok yer vermek ve eşit fırsatlar sunmak çok önemlidir. Down Sendromlu bireyler, uygun destekle çok başarılı bir yaşam sürdürebilirler. Her bireyin kendine özgü yetenekleri ve güçlü yönleri vardır, bu yüzden onlara fırsatlar yaratmak ve toplumu bu konuda daha bilinçli hale getirmek hepimizin görevidir.
Onların sevgi dolu saf ve temiz dünyalarına kucak açalım ve toplumda aktif yer almalarına olanak sağlayalım. Unutmayalım ki sevgi her şeyi iyileştirir. Toplumda onları dışlamak ve görmezden gelmek yerine onları aramıza katalım.
Sevgilerimle
Uzm. Klinik & Uzm. Adli Psikolog
Psikoterapist
Kadriye ÖZADMACA
05338600045